Son zamanlarda sosyal medyada, Türk soylu yabancıların artık Türkiye’de çalışma izni veya herhangi bir resmî prosedür olmaksızın çalışabileceklerine dair çok sayıda iddia dolaşmaktadır. Ancak yürürlükteki mevzuatın dikkatli bir incelenmesi, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını göstermektedir.
2527 Sayılı Kanun ve 1982 Uygulama Yönetmeliği2527 sayılı Kanun (1981), Türkiye’de Türk soylu yabancıların çalışmasını düzenlemektedir. Bu kanun çalışma izinlerini ortadan kaldırmaz ve otomatik bir çalışma hakkı tanımaz. Sadece izin esasına dayalı ancak tercihli bir rejim öngörmektedir.
1982 tarihli Uygulama Yönetmeliği, çalışma izinlerinin verilmesine ilişkin usulü belirlemiştir. Bu kapsamda:
- ikamet izni alınması
- mesleki yeterlilik ve diplomaların doğrulanması
- özel bir sicile kayıt
- millî güvenlik şartlarına uygunluk
gibi gereklilikler öngörülmüştür.
Önceki uygulamada “Türk soylu” statüsü; belgeler, etnokültürel özellikler ve idari uygulamalar temelinde daha esnek şekilde değerlendiriliyor ve bu tercihli rejimden yararlanabilecek kişilerin kapsamı nispeten geniş tutuluyordu.
2025 Cumhurbaşkanlığı Değişiklikleri9 Ekim 2025 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından 1982 tarihli Yönetmelikte değişiklikler yapılmıştır. Başlıca değişiklikler şunlardır:
“Türk soylu” tanımının belirlenmesi:Bu statünün belirlenmesi artık yetkili makamların değerlendirmesine bırakılmıştır. Tanınan Türk kökenli etnik grupların listesi ise Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmaktadır. Bu durum, yararlanabilecek kişilerin kapsamını önemli ölçüde daraltmaktadır.
Çalışma izinleri için daha sıkı koşullar:Yeni değerlendirme kriterleri, kamu otoritelerinin takdir yetkisini genişletmiştir. Böylece süreç daha bürokratik ve daha az öngörülebilir hâle gelmiştir.
Teknik değişiklikler:Yönetimde başkanlık sistemine geçilmesi nedeniyle metinlerde geçen “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” olarak değiştirilmiştir.
Hukuki DeğerlendirmeBu değişiklikler, Türk soylu yabancıların Türkiye’de çalışma süreçlerini kolaylaştırmamaktadır. Aksine, ek sınırlamalar getirmekte ve devlet denetimini güçlendirmektedir.
Sosyal medyada yer alan ve bu kişilerin çalışma izni olmaksızın çalışabilecekleri yönündeki iddiaların hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır.
Sonuç2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı değişiklikleri:
- Türk soylu yabancıların haklarını genişletmemektedir,
- çalışma izni alma sürecini kolaylaştırmamaktadır,
- yeni bürokratik engeller ve sübjektif değerlendirme kriterleri getirmektedir,
- 2527 sayılı Kanun kapsamındaki avantajlardan yararlanabilecek kişi grubunu önemli ölçüde daraltmaktadır.
Kısacası, yapılan değişiklikler çalışma izni zorunluluğunu ortadan kaldırmaktan ziyade düzenlemeyi ve idari denetimi güçlendirmektedir.